← Yazılarıma dön

Kendini Tanımaya Nereden Başlanır? Beş Sakin Durak

Kendini Tanımaya Nereden Başlanır? Beş Sakin Durak

“Kendimi tanımak istiyorum” cümlesi güçlü olduğu kadar geniştir. Nereden başlayacağını bilememek bu yüzden oldukça doğaldır. Kendini tanımak, bir gün bütün soruların yanıtını bulmak ya da değişmez bir kişilik tanımı oluşturmak değildir. Daha çok, farklı zamanlarda verdiğimiz tepkileri, ihtiyaçlarımızı ve seçimlerimizi dikkatle izlemeyi öğrenmektir. İlk durak bedendir. Zihin henüz olan bitene bir isim koymadan önce beden çoğu zaman sinyal verir. Omuzların gerilmesi, nefesin hızlanması, çenenin sıkılması veya göğüste hissedilen bir hafiflik; içinde bulunduğumuz durumun bizi nasıl etkilediğini anlatabilir. Gün içinde birkaç kez durup “Bedenimde şu anda ne fark ediyorum?” diye sormak, kendimizle temas kurmanın sade bir yoludur. İkinci durak duygulardır. Duyguları yalnızca “iyi” ve “kötü” diye ayırdığımızda taşıdıkları ayrıntıyı kaçırabiliriz. Örneğin huzursuzluk ile korku, kırgınlık ile öfke veya özlem ile yalnızlık birbirine benzese de aynı ihtiyaca işaret etmeyebilir. Duyguya doğru adı vermek onu büyütmez; çoğu zaman yaşantıyı daha anlaşılır hale getirir. Üçüncü durak düşüncelerdir. Zihnimiz gün boyunca yorumlar üretir: “Yetişemeyeceğim”, “Beni yanlış anlayacaklar” ya da “Bunu kusursuz yapmalıyım.” Bu cümlelerin aklımızdan geçmesi, onların mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez. Düşünceyi “gerçek” yerine “zihnimin şu anda sunduğu bir yorum” olarak görmek, araya küçük ama değerli bir mesafe koyabilir. Dördüncü durak ihtiyaçlar ve değerlerdir. Bazen yorgunluk dinlenme ihtiyacını, kızgınlık sınır ihtiyacını, kararsızlık ise bizim için gerçekten neyin önemli olduğunu yeniden düşünme ihtiyacını gösterebilir. “Şu anda neye ihtiyacım var?” ve “Nasıl biri olarak davranmak istiyorum?” soruları aynı değildir. İlki içinde bulunduğumuz ana, ikincisi ise yönümüze ışık tutar. Beşinci durak ilişkilerdir. Kendimizin farklı yanları farklı ilişkilerde görünür olur. Hangi ortamda küçüldüğümüzü, nerede kendimizi rahatça ifade ettiğimizi, kimlerin yanında sürekli onay aradığımızı veya hangi ilişkilerde karşılıklılık hissettiğimizi fark etmek önemlidir. Buradaki amaç insanları sınıflandırmak değil, ilişkilerin üzerimizde bıraktığı izi okuyabilmektir. Bu beş durağı bir görev listesine çevirmek gerekmez. Haftada birkaç kez kısa bir not almak bile yeterli olabilir: Bugün beni ne etkiledi, ne hissettim, aklımdan ne geçti, neye ihtiyaç duydum ve nasıl karşılık verdim? Zaman içinde bu küçük kayıtlar, tekrar eden yolları ve yeni seçenekleri görmemizi kolaylaştırır. Kendini tanımak, kendini sürekli analiz etmek değildir. Bazen düşünmeyi bırakıp yaşamak, dinlenmek ve belirsizliğe alan açmak da bu ilişkinin parçasıdır. Amaç kendimizi kontrol etmek değil; iç dünyamızı daha yakından tanıyarak seçimlerimizi biraz daha bilinçli yapabilmektir.